Direkte Treffer

    Deutsch Türkisch
    die Ausgabengrenze
    {noun} {f}
    harcama sınırı
    {noun}

    Indirekte Treffer

    Deutsch Türkisch
    die Schmerzgrenze
    {noun} {f}
    ius.
    katlanma sınırı
    {noun}
    die Stadtgrenze
    {noun} {f}
    şehir sınırı
    {noun}
    die Altersgrenze
    {noun} {f}
    yaş sınırı
    {noun}
    die Kapazitätsgrenze
    {noun} {f}
    kapasite sınırı
    {noun}
    die Belastungsgrenze
    {noun} {f}
    yük sınırı
    {noun}
    die Landesgrenze
    {noun} {f}
    Ülke sınırı
    {noun}
    die Staatsgrenze
    {noun} {f}
    devlet sınırı
    {noun}
    die Ausgabenkürzung
    {noun} {f}
    harcama kesintisi
    {noun}
    die Höchstgrenze
    {noun} {f}
    en üst sınırı
    {noun}
    die Auslage
    {noun} {f}
    harcama
    {noun}
    der Aufwand
    {noun} {m}
    finan.
    harcama
    {noun}
    die Aufwendung
    {noun} {f}
    harcama
    {noun}
    die Ausgabe
    {noun} {f}
    harcama
    {noun}
    die Verausgabung
    {noun} {f}
    harcama
    {noun}
    die Armutsgrenze
    {noun} {f}
    yoksulluk sınırı
    {noun}
    die Vergeudung
    {noun} {f}
    boşa harcama
    {noun}
    die Mehrausgabe
    {noun} {f}
    fazla harcama
    {noun}
    die Verschwendung
    {noun} {f}
    boş yere harcama
    {noun}
    die Zeitverschwendung
    {noun} {f}
    zamanı boşa harcama
    {noun}