Direkte Treffer

    Deutsch Türkisch
    die Bruchfläche
    {noun} {f}
    kırık yüzey
    {noun}

    Indirekte Treffer

    Deutsch Türkisch
    die Bruchlinie
    {noun} {f}
    kırık hattı
    {noun}
    mißmutig
    {adj}
    gönlü kırık
    {adj}
    die Außenfläche
    {noun} {f}
    dış yüzey
    {noun}
    zerbrochen
    {adj}
    kırık
    {adj}
    gebrochen
    med.
    kırık
    der Bruch
    {noun} {m}
    kırık
    {noun}
    die Scherbe
    {noun} {f}
    geol.
    kırık
    {noun}
    die Risse
    {noun} {pl}
    geol.
    kırık
    {noun}
    der Riss
    {noun} {m}
    kırık
    {noun}
    kaputt
    {noun}
    geol.
    kırık
    {noun}
    Flächen
    {noun}
    math.
    yüzey
    {noun}
    die Fläche
    {noun} {f}
    yüzey
    {noun}
    die Ebenen
    {noun} {pl}
    yüzey
    {noun} {pl}
    die Ebene
    {noun} {f}
    yüzey
    {noun}
    der Spiegel
    {noun} {m}
    yüzey
    {noun}
    die Oberfläche
    {noun} {f}
    yüzey
    {noun}
    die Oberflächenbeschädigung
    {noun} {f}
    yüzey hasar
    {noun}
    die Brüche
    {noun} {pl}
    kırılma kırık
    {noun} {pl}
    das Flächengefüge
    {noun} {n}
    yüzey dokusu
    {noun}