Direkte Treffer

    Deutsch Türkisch
    das Tafelwasser
    {noun} {n}
    şişe suyu
    {noun}

    Indirekte Treffer

    Deutsch Türkisch
    die Molle
    {noun} {f}
    şişe bira
    {noun}
    das Flaschenbier
    {noun} {n}
    şişe bira
    {noun}
    der Flaschenhalter
    {noun} {m}
    şişe tutucu
    {noun}
    die Flaschen
    {noun} {pl}
    şişe
    {noun}
    ugs.
    die Flasche
    {noun} {f}
    şişe
    {noun}
    die Flaschenpost
    {noun} {f}
    şişe mesajı
    {noun}
    flaschengrün
    {adj}
    şişe yeşili
    {adj}
    die Flaschenöffner
    {noun} {pl}
    şişe açacağı
    {noun} {pl}
    die Stahlflasche
    {noun} {f}
    çelik şişe
    {noun}
    die Plastikflasche
    {noun} {f}
    plastik şişe
    {noun}
    das Fläschchen
    {noun} {n}
    küçük şişe
    {noun}
    der Altglascontainer
    {noun} {m}
    eski şişe konteyneri
    {noun}
    die Mehrwegflasche
    {noun} {f}
    depozitolu şişe
    {noun}
    die Pfandflasche
    {noun} {f}
    depozitolu şişe
    {noun}
    die Tropfflasche
    {noun} {f}
    damlalıklı şişe
    {noun}
    die Einwegflasche
    {noun} {f}
    depozitosuz şişe
    {noun}
    das Leergut
    {noun} {n}
    depozitolu boş şişe
    {noun}
    die Wegwerfflasche
    {noun} {f}
    tek kullanımlık şişe
    {noun}
    die Einwegflasche
    {noun} {f}
    geri verilmeyen şişe
    {noun}